İlginizi Çekebilir
  1. Ana Sayfa
  2. Aşk/İlişkiler
  3. Sağlıklı İlişkinin Temel Sırrı: Farklılıklarınızı Kabul Edin!

Sağlıklı İlişkinin Temel Sırrı: Farklılıklarınızı Kabul Edin!


İlişkileri uzun soluklu sürdürmek ve sağlıklı bir ilişkinin temellerini oluşturmak için her iki tarafında da dikkat etmesi gereken bazı davranış ve düşünceler bulunuyor. Kadın ve erkek arasında ilişkilerin sağlıklı bir şekilde ilerlemesi için ilk olarak “İlişkinin sağlıklı tutulabilmesi için çiftler birbirlerinin farklılıklarına saygı duymalı, yarışa girmemeli ve ortak gelecekte uzlaşmalı” dedi. Uzman Psikolog, sağlıklı ilişki için 6 öneride bulundu.

1) Farklılıklarını Kabul Edin!

Hepimiz farklıyız ve farklılıklarımızla zenginiz. Bir ilişkide bunu baştan kabul ederek yol almak, farklılıklarımıza alan tanımak hem ilişkiyi güçlendirir hem de uzun sürmesini sağlar.

2) Birbirinizi Kıyaslayarak Yarışmayın!

“Evde kadının, dışarıda adamın lafı geçer” benzer biçimde söylemlere kulak asmayın. Her ilişki kendine özeldir ve tabii ki kimin, nerede baskın olduğu değişebilir, birinin baskın olması gerekmeyebilir de. Fakat yanlış olan, bunu bir yarışa çevirmektir. İlişki, asla bir yarışa ve muharebeye dönüşmemelidir. Önemli olan, günün sonucunda ortak bir noktaya varıp uzlaşabilmektir. Unutmayın, ilişki keyif alınacak bir süreçtir.

 

3) Beklentilerinizi Karşılayabiliyor Musunuz?

Bir ilişkide her iki tarafın temel beklentileri aynıdır; sevgi ve saygı. “Kadın sevgiyi daha çok ister, erkek de saygıyı” diye düşünmek doğru olmaz. Herkes aynı beklentiler içinde aslında. Çatışmalar bu beklentiler yeterince karşılanmadığında başlıyor.

4) Ortak Planlama ve Gelecek Oluşturun!

Sağlıklı bir ilişkide ortak gelecek de olmalı. Bu bir yıl sonrası ya da 30 yıl sonrası için de olabilir. Örneğin, bir çocuk sahibi olmak, her iki tarafın da ortak geleceğinde varsa, yani bu, kişilerin ortak beklentileri ve istekleriyse olmalıdır. Çiftler bu noktada, ailelerden gelen “torun istiyoruz” baskılarıyla hareket etmemeli.

5) Cinsel Hayatınızı Es Geçmeyin!

İyi bir birlikteliğin göstergelerinden biri de iyi bir eşeysel hayattır. Çünkü yaşadığımız duygusal problemler cinselliğimizi de etkisinde bırakır ve bu da ilişkiye yansır. “Evlenince eşeysel yaşam sonlanır veya azalır” şeklinde klişe söylemleri oldukca duyarız. Bu ön kabullerle yaklaşmak yerine kendi ihtiyaçlarımıza kulak vermek önemlidir. Elbette ki vakit içerisinde değişebilen öncelikler cinselliği ön plana çıkarmayabiliyor. Önemli olan, çiftlerin bu durumdan sevinçli olup olmadıkları ve bir sorun var ise bunun çözümüne odaklanmalarıdır.

6) Kendiniz İçin Fırsat Yaratın!

Aşkı, ilişkiyi canlı tutmanın en güzel yolu kendimiz için fırsatlar yaratmaktır. Kendimize zaman ayırmak, sevgimizi dile getirmek, karşımızdakinin duygularını canlı tutmak için fırsatlar yaratmalıyız. Unutmayın ki sevgi bilinen değil, hissedilen bir duygudur.

İlişkilerde Yaşanan 3 Büyük Hataya Dikkat!

Konuşmamak; Çiftler arasında en sık gözlemlenen hatalardan biri, herhangi bir sorun olduğunda her iki tarafın da bunu konuşmamasıdır. Konuşmak yerine, imada bulunma ya da karşı tarafın anlamasını sağlamaya yönelik davranışlar sıkça görülüyor. Halbuki çözüm basit; iletişim kurmak…

Rehavete kapılmak; Bir diğer hata ise evlendikten sonra her şeyin bittiğinin düşünülmesi ve rehavete kapılma. Evliliğin, ilişkiyi en tepe noktaya taşıdığına yönelik genel algı, evlilikten itibaren ilişkiyi de rutine sokuyor. Çiftler böylece monoton bir ilişki yaşamaya başlıyor.

Roller arasında denge kuramamak; Çiftler bir çocuk dünyaya getirdiklerinde, bazen hayatlarına sadece anne ve baba olarak devam ediyorlar. Bunun anlamı şu; kadın ve erkek olduklarını unutabiliyorlar. Elbette çocuk olduğunda yeni kimlikler kazanacağız fakat ideal olan, bu kimliklerin getirdiği roller arasında dengeli geçişler yaparak ilişkiyi sürdürebilmektir.

Emoji İle Tepki Ver

Yorum Yap